Davutoğlu ve Merkel'den önemli açıklamalar

Davutoğlu ve Merkel'den önemli açıklamalar
Başbakan Davutoğlu'nun sözleri şöyle:

-Son aylarda Avrupa'da ve dünyada bu konuda (mülteciler) çok ciddi bir duyarlılık oluştu. Bu duyarlılık konusunda da Sayın Merkel'in yaptığı öncülüğü ve takındığı cesur tavrı takdir ediyoruz. Çünkü böyle bir sorun karşısında gözlerini kapatmadılar, mültecilerin sorunlarına bigane kalmadılar. Avrupa'da birçok ülke lideri mültecilerin kapı dışı edilmesi gerektiğini söylerken, kendisi mülteciler konusunda son derece insani bir tavır sergiledi.

-Küresel ve bölgesel sorunları da kapsamlı şekilde görüştük. Özellikle Ortadoğu'da olan gelişmeler ve Suriye sorununa değindik. Suriye'de son 5 yıl içinde insani bir trajediye dönüşen soruna cevap bulunmaması hususunda her iki ülke de duyduğumuz rahatsızlığı ifade ettik. Suriye sorunu çözülmeden mülteciler sorununun çözülmesi çok zor. Nihayet Suriye'de sorun olmamış olsaydı bugün Türkiye ve Almanya ve bir bütün olarak Avrupa, mülteci akınına maruz kalmayacaktı. Bu çerçevede Suriye'deki son gelişmeleri kapsamlı şekilde ele aldık ve bütün ilgili ülkeleri Suriye'deki gelişmelerin daha da olumsuz yönde seyretmemesi konusunda duyarlı davranma çağrısı hususunda da ortak bir perspektifi dile getirdik."

SCHENGEN VİZESİ İÇİN 2016 VURGUSU

Geri Kabul Anlaşması, göçün yasal ve düzenli olması için bir çerçeve çizer. Ancak Geri Kabul Anlaşması olabilmesi için aynı zamanda da Türk vatandaşlarına Schengen uygulamasının başlaması lazım. Bu, bizim Suriye krizi ortada yokken mutabık kaldığımız bir husustu. 2017 için planladığımız bu konuyu, 2016 içinde gerçekleştirebilmek için AB süreci içinde tabii, Almanya burada tek başına değil, ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Ümit ederiz ki 2016 Temmuz itibariyle hem Geri Kabul Anlaşması hem de Schengen vize uygulaması aynı anda devreye girer.

3. boyutu ise bu krizden biz Türkiye –AB ilişkilerine yeni bir vizyon üretilebilir miyiz? Beklentimiz ahde vefa ilişkisi doğrultusunda AB sürecine yeni bir soluk gelmesidir.

-Mülteciler konusunda el ele çözüm bulacağız.

TÜRKİYE'NİN BEKLENTİSİ...

-Beklentimiz, ahde vefa ilkesi doğrultusunda Türkiye-AB ilişkilerini donmuş olduğu konumdan çıkartarak, yeni bir hayatiyet getirecek şekilde, katılım müzakereleri sürecinin hızlanmasıdır. 17, 23, 24, 26 ve 31. fasılların açılabilmesini biz mümkün görüyoruz. Önümüzdeki günlerde 17, 23 ve 24 öncelikli olmak üzere bu konulardaki çalışmalarımızı hızlandırmak konusunda da mutabık kaldık.

SEÇİM ŞARTLARI...

Seçim şartları ve hangi şartlar olursa olsun, Türkiye-Almanya arasında herhangi bir diplomatik temas için bir zamanlama şartı öngörülemez. Türkiye ve Almanya dost ve müttefik iki ülkedir. Her an bir araya gelebilirler, konuyu konuşabilirler.

MERKEL'İN SÖZLERİ...

-Vize konusunda Alman-Türk çalışma grubu paralel şekilde çalışmaktadır. Önümüzdeki günde yeniden toplantılar yapılacaktır. Bu süreci her şeyden önce ileri götürmek istiyoruz. Vize konusunda bazı talepler var.

-İkinci husus olarak külfetin paylaşılması konusu var. Türkiye'nin bu konularda uluslararası pek yardım almadığını bilmiyoruz. Gerçekten Türkiye çok büyük bir görevi üstlenmiştir.

-Türkiye bu konuda belirli bir sorumluluğu üstlenmiştir ve mülteciler konusunda baskı görmüştür.

-Yasa dışı konusunda yapılacak bazı hususlar var. Yasal göçü nasıl hızlandırabiliriz, AB’ye yasal göçü nasıl yapacağız bu konuda çalışmalar var.

-AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler tabi ki sürdürülecek.

17. FASLI AÇMAK İSTERİZ

Almanya Başbakanı Merkel ise Türkiye'nin AB ile müzakerelerinde 17. fasıl olan Ekonomi ve Parasal Politikalar faslını açmak istediklerini söyledi.

GÜVENLİ BÖLGE KONUSU

Soru: Mülteci krizini bitirmek için Suriye içinde güvenli bölge önerisi vardı. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz? Ayrıca şehit vermeye devam ediyoruz, Türkiye AB'den destek istiyordu bu konu gündeme geldi mi?

Davutoğlu: Suriye bağlamında son dönemde Türk hava sahasının ihlali ve Suriye'deki güç dengelerindeki değişim konusunu kapsamlı bir şekilde ele aldık. Her şeyden önce Sayın Merkel'e patriotlar konusunda 3 yıl Türkiye'de kalmaları sebebiyle teşekkür ettim. O da Türkiye'nin güvenliği konusunda bundan sonra iş birliği yapmaya devam edeceğimiz hususunu vurguladı. Askeri yetkililerimiz arasında bu konular görüşülecek. Türkiye-Almanya NATO sistemi içinde ortak bir güvenlik sistemine sahip ülkelerdir. Bu çerçevede askeri ve savunma iş birliği anlamında bundan sonra da daha yakın bir istişare içinde olacağız."

"Güvenli bölge konusunu daha önce de görüşüldüğünü, Halep'e yönelik rejim saldırıları, DAEŞ saldırıları, Rus saldırıları, Hizbullah saldırıları nedeniyle yeni bir göç dalgası olabileceğini kaydeden Davutoğlu şunları söyledi: Halep Suriye'nin 2. büyük şehridir. Halep ve çevresine dönük hava operasyonları, bundan güç bulan rejim saldırıları ve DAEŞ'in saldırıları bizi ciddi şekilde kaygılandırıyor. Ciddi göçe sebebiyet verebilir.