Rasmussen'den Rusya'ya sert mesaj
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rassmussen Galler’de gerçekleştirin NATO zirvesinde Ortadoğu’daki İslami terör örgütlerinin saldırılarını önlemeye yönelik bir tutum içinde müttefikleriyle zirvede konuyu tartışacaklarını ve Amerika’nın bölgedeki terör örgütlerine karşı gerçekleştirdiği operasyonu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Bu konuda farklı yollar izleyen müttefiklerini de desteklediklerini belirten genel sekreter uluslararası toplumunda İslami terörü durdurmak konusunda bir yükümlülüğü bulunduğunu belirterek bu konuda NATO’ya herhangi bir talebin ulaşmadığını da belirtti. Rasmussen, ‘Şundan eminim ki eğer Irak hükümeti bu konuda bizim yardımımızı talep ederse, bu talep NATO tarafından ciddi olarak ele alınacaktır” dedi. 2011’e kadar Irak’a gerekli yardımı yaptıklarını belirten Genel sekreter, bundan sonra da eğer böyle bir talep gelirse NATO’nun duruma müdahil olacağını söyledi.
NATO duruma müdahil olacak
Rasmussen 2015’e kadar NATO’nun bölgede kalması için Afganistan ve Amerika arasındaki ikili bir güvenlik anlaşmasın imzalanmasını desteklediklerini ve çok yakında bu anlaşmanın imzalanmasını beklediğini belirtti ve “Bu konudaki prosedürü yakında tamamlayacakları konusunda umutluyum” dedi.
Rusya ve Ukrayna krizi tırmanıyor
Rassmussen yaptığı konuşmada Rusya’ya çok sert mesajlar verdi. Rusya’nın Ukrayna’nın doğusuna saldırdığını söyleyen genel sekreter bu konuda: “Şu herkes tarafından bilinsin ki Rusya, Ukrayna’ya saldırarak NATO ile imzaladığı anlaşmayı ihlal etti. Bölgedeki durumu değerlendirmek için orada gerçekte ne olduğunu çok iyi anlamak lazım. Hala ne yazık ki bölgede Rusların varlığına tanıklık ediyoruz. Bu sebepten dolayı Rusya’yı Ukrayna’nın sınır bölgesindeki birliklerini çekmesi için davet ediyoruz ve Ukrayna’da desteklediği silahlı militanları desteklemekten vazgeçmesini istiyoruz. Bu yapıcı bir politik süreci başlatabilmek ve barışçıl bir çözüm oluşturmak için gerekli. Bugün başkan Preşenko ile bir görüşmemiz olacak” diye konuştu.
Ayrıca Rusya ile bu konuda politik ve diplomatik müzakere kanallarını açık tuttuklarını belirtti.